Hadi Git Babamdan İste Beni

Suna Pekuysal’ın böyle bir rolü var, tekrar ediyor muhtelif filmlerde. Esas kadının yanıbaşında, onun en yakın arkadaşı. Her derde koşuyor, işleri kolaylaştırıyor. Esas kadın aşık olduğunda da, onun aşkına uzaktan gıpta ile bakıyor. Şurada, sevenlerin arkasından bakarken cama yapışıyordu mesela. Bu, gifte de bir kum adamla konuşuyor:

Elalem nişan takıyor, sen daha bana bir tek kelime bile söylemedin. Seni seviyorum, senden ayrılırsam ölürüm. Hadi git babamdan iste beni.

Akasyalar Açarken isimli bir filmden bu sahne (1962). Yönetmen Memduh Ün, esas kadın Filiz Akın. Suna Pekuysal da böyle, bir tür meczube. Filmin ilgili sahnesine koydum bağlantıyı, hemen seyredebilirsiniz bu kum adama serzeniş sahnesini.

Yadigâr

1953 tarihli bir Bezirganbaşı oyunu. Beklenen Şarkı filminden. Çocukların arkasında, onlara bir evi sormak için yaklaşan kadın Cahide Sonku.

Sokakta oynayan çocukların böyle görevleri var, adres tarifi, ev göstermek, insanları işaret etmek… Bir yandan da oyunlar devam ediyor.  Zamanında top oynayan film çocuklarıyla ilgili uzun bir yazı yazmıştım spor dergisi Socrates’e, onu da şuradan okuyabilirsiniz.

Sevdiğimi Şimdi Anladım Ütüsü

Vesikalı Yarim filminden bir sahne bu. Sabiha, Halil’in gömleğini ütülüyor. Sabiha, arkadaşı Müjgan’ın dediklerine kulaklarını tıkamış, Sabiha Halil’i sevdiğinin farkına varmış, Sabiha mutlu.

Böyle bir denklem var sinemamızda, sevdiğinin farkına varan kadınlar ütüye, çamaşıra koşuyor, mutfağa dalıyorlar.. çünkü bir erkeği sevmek biraz onun gömleklerini de ütülemeyi icap ettiriyor. Yüzündeki ifadeye bakın Sabiha’nın, mutlu!