Sayım Günü (Listeli Yazı)

“Sayım günü Eminönü tramvay bekleme yeri” yazıyor fotoğrafın arkasında. Tarihi belli değil, ama fotoğraf çok güzel. Bir şehrin nasıl da boş olduğunu göstermek için akla ilk gelen yerler duraklar, sokaklar, yollar, köprüler, parklar… Hepsi boş, bomboş. Ben hatırlıyorum bu sayım günü sokaktaki o garip içi boşalmışlığı ve bunun karşısında evlerde saatler mertebesinde biriken enerjiyi. Patlamaya hazır, […]

Read More…

Önsözler Kitabı: Behçet Necatigil ve Pan

Burada daha önce, çevirmenler tarafından yazılmış önsözleri paylaşmıştım. İlki, Mina Urgan’ın Moby Dick için yazdığı önsözden bir alıntıydı. Diğerleri aynı çevirmene, Sabahattin Eyuboğlu’na aitti. Biri Hamlet için, diğeri La Fontaine’den masallar için yazılmış. Kısacık, etkili, birbirinden güçlü metinler bunlar. Necatigil’in Pan için yazdığı bu önsöz de benzer bir etki bırakıyor insanın üstünde. Pan’ın Türkçe baskısı, 1954’te MEB […]

Read More…

Hanende Melek

Sabahattin Ali’nin adı “Hanende Melek” olan bu hikâyesi karşıma ilk defa Müşfik Kenter seslendirmesiyle çıktı. 2007’de yüz Türk edebiyatçının öyküsü seslendirilmiş şu projede, bu da onlardan biriydi. “Hanende Melek” öyküsü bir sazlı kahvede geçiyor. Müşfik Kenter’in sesine, çalgılar eşlik ediyor arada da Melek’in söylediği şarkıların sözleri duyuluyor: “Gece kapladı her yeri, keder sardı dereleri, esmerim […]

Read More…

Moby Dick İlk Baskı 1851

Dün burada bir kitapçıda ilk baskısını gördüm Moby Dick’in. Yaşını düşününce epey de iyi durumdaydı sanırım, kırmızı ciltli, ithaflı bir kopya. Moby Dick’in dünya klasikleri arasına girmek için yaklaşık 70 yıl beklediğini biliyor muydunuz. Çok az satmış yayınından sonra, 1920’lerde fark edilmiş kitap, bir hikâyesi var yani, yazacağım ilk fırsatta. Melville’in İstanbul günlerini hatırlıyor musunuz, […]

Read More…

Behlül Bir İki, Üç Gençtir

Halit Ziya Uşaklıgil, 19.8.1943’te. Suut Kemal Yetkin’e yazdığı mektupta, Aşk-ı Memnu konusunda şunları söylüyor: «.Bana soruyorsunuz: Aşk-ı Memnu ne gibi etkiler altında ve nasıl yazılmıştır? diye… Bunun yanıtı biraz zor. Bilirsiniz ki bir şiir parçası, hikâye konusu belli bir kaynaktan gelen bir etkinin, yalnız bir tek etkinin ürünü değildir. Bir hava esintisi birçok karışık yaprakları […]

Read More…

La Fontaine ve Sabahattin Eyuboğlu

Sabahattin Eyuboğlu, La Fontaine çevirisine bir önsöz yazmış. Şu paragrafla başlıyor sözüne: “La Fontaine, Fransa’nın küçük bir şehrinde, orta halli bir evde, 1621 senesinde doğmuş; en sevdiği çağdaşları ve dostları Moliere’den bir, Boileau’dan ve Racine’den on beş yıl önce. Biraz kırlarda, biraz okullarda dünyayı tanıdıktan, babasının gönlünü hoş etmek için biraz evlenip boşandıktan sonra Paris’e […]

Read More…

Bir Öykümüz Var – 1975

TRT,  Bir Öykümüz Var isimli, 29 bölümlük bir program yapmış 1975’te. Muhtelif dallardan sanatçılar ve sunucular çocuklara öyküler okuyor. Ramazan ayının başında yayınlanmış ilk bölüm anlaşılan, bayram geldiğinde de bitmiş. Hep aynı stüdyoda yapılmış çekimler. Bir sehpa, bir koltuk, bir halı. Koltuklar duruma göre değişiyor da, sehpanın üstünde önce bir şamdan varmış, sonra şamdan gitmiş […]

Read More…