Etiket: ÇOCUKLUK

Bu güzel, dokunaklı, kendi çocukluğuna bakmasına olanak veren çekim, herhalde Adile Naşit’in oyunculuk kariyerindeki en anlamlı sahnelerden biriymiş, değil mi?  Keşke, Naşit’i bir kenara itselerdi de anne, kız konuşsalardı!

Şarkının sözleri nasıldı? Aç kapıyı bezirganbaşı, kapı hakkı ne verirsin, arkandaki yadigar olsun, bir sıçan, iki sıçan, üçüncü de kapan.

“Bir caminin avlusunda oyun oynayan kızlı erkekli birkaç çocuk gördüm. Bağrış, çağrışları havayı tutmuştu. Oynadıkları bir çeşit saklambaç oyunu, ancak incecik sütunlar küçük bedenlerini saklayamıyordu. ..”

Ekim 2013’te İstanbul Derbent’te çektim bu fotoğrafı. Önce “bizi çeksene” dediler, poz verdiler, sonra da kaçtılar böyle. Kurtarılmış otonom seksek bölgesini görmüş müydünüz? O da aynı zamanlarda, aynı yerdendi.

Bu fotoğraf, Sırrı Erinç ve Necdet Tunçbilek tarafından Türkiye’nin zırai bölgeleri üzerine, 1952’de yazılmış  bir makalede yer alıyordu. Makale boyunca ekili, dikili, çorak, kurak muhtelif arazilerin fotoğrafları var, arada bir de bu. Çekildiği yer belirtilmemiş ama alt yazısında ”Tipik bir harman aleti. Türkiye’de, tarlalarda çocuklar bile çok çalışır” yazıyor. Öyledir, hâlâ çalışırlar. *** Kaynak: “The Agricultural […]

TRT,  Bir Öykümüz Var isimli, 29 bölümlük bir program yapmış 1975’te. Muhtelif dallardan sanatçılar ve sunucular çocuklara öyküler okuyor. Ramazan ayının başında yayınlanmış ilk bölüm anlaşılan, bayram geldiğinde de bitmiş. Hep aynı stüdyoda yapılmış çekimler. Bir sehpa, bir koltuk, bir halı. Koltuklar duruma göre değişiyor da, sehpanın üstünde önce bir şamdan varmış, sonra şamdan gitmiş […]

Atıf Yılmaz’ın adı Suçlu olan fiminde gördüm bu sahneyi, film 1960 tarihli. Böyle bir anım var benim, belki hayatımın en sevimli anısıdır. Ne iş için hatırlamıyorum bir ilkokula gittim. Tam da zilin çalmasına yakın bir an bir kat yukarı çıkıyorum, merdivenler bitiyor, köşeyi dönüyorum, önümde uzanan uzun bir koridora bakarken zil çalmaya başlıyor. “Hababam Sınıfı” […]

Özge Samancı’nın kitabı ABD’de yayınlandı. Yalnız kitabın başlığını Türkçe’ye bir türlü çeviremiyoruz. Tam başlık: Dare to Disappoint. Growing Up in Turkey. “Türkiye’de Büyümek” kısmı tamam da, o Dare to Disappoint kısmı? Hayalkırıklığına Uğratmaya Cesaret et, Bırak Üzülsünler, Düşkırıklığına Uğratmaya Cüret Et? Herhalde çeviride yaşanan bu sıkıntı bile aslında kitapla ilgili bir fikir veriyor. Büyürken etrafımızdakileri hayalkırıklığına […]

Öyle güzel bir fotoğraf ki! Ünlü birine ait olduğu için TRT’de bir programda yer almış bu fotoğraf. Soldaki oğlan çocuğunun gözleri, bakışları, ama esas olarak ağzı, dudakları 90 küsür yaşına geldiğinde de hiç değişmemiş olduğu için onu tanıyanlar gülecek eminim. Lütfi Akad o çocuk, yanındaki herhalde kardeşi. Fotoğraf da yırtılmış. Bütün olanları biliyorum, hepsini anlatacağım […]

Bu fotoğrafları Kütahya Domaniç’e bağlı Karamanlar köyünün nostalji albümünde buldum. İlk fotoğrafı çok beğeniyorum çünkü fotoğrafın bütün unsurları yapıştırma gibi. Önce arka planı, sonra iki kapaklı dolabı, dolabın ardına adamı, yanına birini ve önüne de kız çocuğunu yapıştırmışlar adeta. İkinci fotoğrafta ise sıkışıp, tepişme hali çok güzel ve en sağda o an, orada olanlarla hiç […]