Yüzyıllık Yalnızlık 50. Yıl Kutlamaları

Bir haftadır Yüzyıllık Yalnızlık romanıyla ilgili üretilen illüstrasyonlara bakıyorum, kendimce bir derleme yapacağım, hep beraber kitabı yad edeceğiz. Neden? Çünkü 30 Mayıs 1967 kitabın okuyucuyla buluştuğu tarih. O kadar çok iş var ki üretilmiş romanla ilgili illüstrasyonlar, resimler, yerleştirmeler… En sonunda kitabın ilk baskısı için yapılan kapağı seçmekle yetinebildim. Bu Mayıs ayı boyunca kitabın yaratılış sürecine, […]

Read More…

Bir Aziz Nesin Alıntısı: Polis Beni Bulamadı Çünkü…

Eski kitapları karıştırıyorum arada bir. Elime Aziz Nesin’in Akbaba Yayınları tarafından basılmış bir çalışması geçti. 1973’de yayınlanmış Cumhuriyet Döneminde Türk Mizahı. Kapağı da enfesmiş, tasarımı Erkal Yavi’ye ait. Kocaman bir kitap bu, neredeyse 500 sayfa. Bir sanat olarak mizahı, mizah yazarlığını, Cumhuriyet öncesini de kapsayacak biçimde ele alarak konu ediniyor. Yazarların kısa biyografileriyle ve örneklerle […]

Read More…

Mina Urgan ve “Bayağılık”

Kitabın yayınlandığı yıl olacak, bir dergiye verilmiş bu reklam. “45 günde 10 baskı” diyor. Hatırlıyorum, sahiden başdöndürücü bir hızla satılıyordu kitap, bahsi geçiyordu sık sık. Mina Urgan’ın adını ilk böyle duymuştum, sene 1998. Şimdi baktım, Mayıs 2017’de 86. baskısını yapmış yayınevi. Urgan’ın ölümünden sonra yayınlanmış bir gazete haberi gördüm, diyor ki: Gülmeden edemiyorum. Bayağılıktan değil […]

Read More…

Ahmet İhsan, Jules Verne ve Bir Arşiv

Tahminen 1966’da yayınlanmış bir haber bu, metnin orijinal haline göre dizdim: Hachette’in sergisinde bir gerçek ortaya çıktı Ahmet İhsan Bey Jules Verne’e borcunu ödemişti. Ünlü Ahmet İhsan Bey, Jules Verne’nin yine ünlü bir eserini “Denizaltında 20,000 Fersah”ını Türkçe’ye “tercüme” etmişti. Hachette’in yeni yayın sergisinde bu konuyla ilgili bir gerçek, tesadüf sonucu ortaya çıkıyordu. Mişel Perlman […]

Read More…

La Fontaine ve Sabahattin Eyuboğlu

Sabahattin Eyuboğlu, La Fontaine çevirisine bir önsöz yazmış. Şu paragrafla başlıyor sözüne: “La Fontaine, Fransa’nın küçük bir şehrinde, orta halli bir evde, 1621 senesinde doğmuş; en sevdiği çağdaşları ve dostları Moliere’den bir, Boileau’dan ve Racine’den on beş yıl önce. Biraz kırlarda, biraz okullarda dünyayı tanıdıktan, babasının gönlünü hoş etmek için biraz evlenip boşandıktan sonra Paris’e […]

Read More…

Hamlet’i “Çevirenin Sözü”

Çeviri işi kanımca yeryüzündeki en zor işlerden biri. Çevirmenlere büyük hayranlık duyuyorum. Ben ne zaman kalkışsam, büyük, kalın, aşılmaz bir duvardan geri sekiyorum gibi hissediyorum. İyi çeviri dünyayı güzelleştiriyor, kötü çeviri yaşanmaz kılıyor (evet, ayrım bu denli keskin). Hamlet’i Türkçe’ye kazandıranlardan biri Sabahattin Eyuboğlu. 1940’ların hemen başında olacak sanırım, çevirisine bir “söz” yazmış. Kendi macerasına, […]

Read More…