Sayım Günü (Listeli Yazı)

“Sayım günü Eminönü tramvay bekleme yeri” yazıyor fotoğrafın arkasında. Tarihi belli değil, ama fotoğraf çok güzel. Bir şehrin nasıl da boş olduğunu göstermek için akla ilk gelen yerler duraklar, sokaklar, yollar, köprüler, parklar… Hepsi boş, bomboş. Ben hatırlıyorum bu sayım günü sokaktaki o garip içi boşalmışlığı ve bunun karşısında evlerde saatler mertebesinde biriken enerjiyi. Patlamaya hazır, […]

Read More…

Bizim Olmayan Evler

“Gittiğimiz evlerin çoğu sobalı olduğundan galiba, bazı kapılar hep kapalı. Bir kapı kapalı olunca benim çocukluğuma bir haller oluyor, kapalı kapıların ardını delice merak ediyorum. Sohbetin koyulaştığı, büyüklere görünmez hale geldiğim bir anda mutlaka bu kapıların önünde beliriyorum. Açsam mı, açmasam mı? Galiba açacağım. Annem beni uyardı, “insanların evleri izinsiz gezilmez” dedi. Kimin hangi eşyayı […]

Read More…

Çıngıllı Küpe

Annemle Çatalca’ya gittik. Annemin erkek kardeşi burada görev yapıyor ve yeni evlendi. Turuncu perdeleri, yeşil halıları bu evin. Ben altı yaşındayım belki. Annemin kucağında oturuyorum, yüzüm yüzüne dönük. Bana bilmeceler soruyor annem. Hiçbirini bilemiyorum. O da neredeyse hiç oyalanmıyor, hemen veriyor cevapları. Sürekli gülüyorum. Onlarca bilmece. Bir ara alçacık tepe, çıngıllı küpe diyor. Annemin arkasında […]

Read More…