Anatolian Rock Revival Project

Moğollar’ın Dağ ve Çocuk şarkısı mesela: Neden ilkokul müfredatında ya da o civarlarda girmiyor hayatımıza? Ya Neptünlü Sevgilim? Boşuna boşuna geçmiş yıllarım. Neptünce öğrenebilirdim!

Read More…

Şövket Elekberova ile “Pıçıldaşın Lepeler”

Elekberova’nın halk şarkıları söyleyerek başladığı kariyeri 50 yıl kadar sürmüş, ülkenin en sevilen kadın sanatçılarından biriymiş 1993’te 70 yaşında öldüğünde. Hakkında okuduklarımdan çıkardığım kadaıyla, öldüğünde memlekette gözyaşı dökmeyen kalmamış sanırım.

Read More…

Saadet İkesus Altan

Bu kayda denk gelene denk Altan’ın kim olduğunu bilmiyordum ben. Türkiye’de operanın kurucularından biri olarak geçiyor adı her kaynakta. Belki bilen birinden anlatmasını isteyebiliriz onu, hayatını. 2007’de dünyadan ayrıldığında bir haber yayınlanmış Bianet’te, bir yerinde şu deniyor:

Read More…

Şarkı: Kevengin Yollarında

Bu hafta klip yapamadım, filmin ilgili dakikasından itibaren bağlantı veriyorum, şarkının adı hemen her yerde “Kevengin Yollarında.” olarak geçiyor. Filmin adı Meçhul Kadın, yönetmeni Lütfi Akad, yapım yılı 1955. Üç kişilik bir heyet söylüyor türküyü, ortada oturan Lale Oraloğlu, filmin başrol oyuncusu o. Onun solunda oturan sanki tanıdık bir yüz, sağındaki kadın ise hiçbir yerde […]

Read More…

Şarkı: Çakır Eminem

1964 tarihli Beş Şeker Kız filminden bu sahne, şarkı, gösteri. Film boyunca böyle performanslar var zaten, çünkü filmin adından da anlayacağınız gibi olaylar bu kadınların etrafında geçiyor. Üstelik hepsi ya zaten ünlü oyuncular, ya da olmak üzereler. Sevda Ferdağ, Selma Güneri, Leyla Sayar ve Sevil Candan var kadroda. Fatma Girik çok iyi burada, ama yine […]

Read More…

Şarkı: Okşadım Saçını

Üstünkörü arayıp bulamayınca, Türkçe İnternetlerde henüz yer almadığına hükmettiğim bir şarkı bu. “Unutamadığım Kadın” filminde başrol oyuncusu Evrim Fer, dizinin çocuk oyuncusuna söylüyor. Gerçekte kimin söylediği yazılı değil hiçbir yerde. Şarkının güftesi ve bestesi Baki Çallıoğlu’na aitmiş ama, bu bilgi var filmde.

Read More…

Almanya Dönüşü: Herkes Zehra Değil ki…

“Almanya Dönüşü,” zannediyorum 1970′lerde seslendirilmiş bir şarkı. Söyleyeni Zehra Sabah’ı da bu şarkıyı dinleyene dek bilmez, tanımaz idim. Anlaşılan o ki, belli bir çevrede bilinen, sevilen bir şarkıcı Sabah. Çok sayıda şarkısına, kolayca ulaşmak mümkün. Yalnız “Almanya Dönüşü”nü söylediği diğer şarkılardan ayıran bir özellik var: Almanya’ya giden ve bir daha da kendisinden haber alınamayan çocuklarının […]

Read More…

Umman Nine: Kadınlar Çeker Zahmet Küreğini

Özay Gönlüm’ü hatırlıyor musunuz? Elinde, adını “yaren” taktığı cura, saz ve divandan oluşan “garip” görünümlü çalgısı ile televizyonda belirir, Denizli şivesiyle türkü söyler, bazen de hem çalar, hem de bir şeyler anlatırdı. Özay Gönlüm 2000’de, henüz 60 yaşındayken bu dünyadan ayrıldı. Bu yazıda, çok istemekle beraber, onun yüzlerce yıllık birikimle şekillenen hikâyecilik geleneğinin aslında nasıl devamı […]

Read More…

Sahneye Olan Aşkım Beni bir Hastalık Gibi Kemirmekte…

1937-38’de Ankara ve İstanbul koservatuvarlarının sınavlarına girmeye niyetli olanların kuruma yolladıkları mektuplardan bir çalışma yapıldı bir zaman evvel. Yayınlanan makalenin sahibi Hakan Kaynar, başlığı “Artisliğe fazla hevesim vardır…”: Musikî Muallim Mektebi’nin Evrak-ı Metruke’sinde Saklı Kalanlar.” Bu çok ilginç bir çalışma. Yukarıda bağlantısını verdiğim makale mektupların bulunması, içerikleri, sınavların yapılış biçimi, kabul ve reddedilenlere dair hikâyelerden oluşuyor. […]

Read More…

Uyu Demeye Geldim

— “Suudi Arabistan’dan dönüyoruz, kardeşimle ben. Sene 76 mı ne? Araba yüklü, ay olmuş yollardayız, yorgunuz. Urfa’ya girdik, gece yarısını geçmişti vakit. TRT’de “Gecenin İçinden” programı başlamış. Karanlık etraf, dağlarda ağır ağır gidiyoruz. Sonra Sevim Tanürek anons etti spiker, şarkı başladı. Uyu demeye geldim. Ev çok uzak hala, evde yarim bekliyor, çocuklarım bekliyor… başladım ağlamaya, […]

Read More…

Türk Eğitim Sisteminden Alınmış bir İntikam Gibi: Edebiyat-ı Rap

İnsan türünün, en zorlu koşullarda yaratıcılığına ara vermeden coşabildiğini biliyoruz. Savaş meydanlarından yazılmış harikulade mektuplar, toplama kamplarında yazılmış operetler, sürgünde yazılmış olağanüstü şiirler var. Bazen yaratıcılık zaten bu zorlu koşullarda buluyor kaynağını. Edebiyat-ı Rap serisini de böyle, zorluklar içinde pırıldamış bir iş olarak değerlendirebiliriz. Ama savaş, sürgün gibi bir zorluk değil bu, daha kendine has: […]

Read More…

Eşek ile Deve

Hırsızlığa giden bir eşek ile devenin hikâyesini anlatıyor: Narenciye bahçesine girmişler beraber. Deve boy avantajıyla üsttekileri, eşek yerdekileri yemiş. Eşeğin karnı dıyunca şarkı söylemek istemiş, anırmaya gazel okumaya başlamış, ama deve uyarmış eşeği köylü gelir, şarkı söylersen diye… Coşmak, coşturmakla ilgili kısacık bir hikâye. Yörük Ozan Çakıcı yazıyor videonun altında, anlaşılan Fethiye’de yayınlanmış program. Şarkıdan evvel, […]

Read More…