Şövket Elekberova ile “Pıçıldaşın Lepeler”

Elekberova’nın halk şarkıları söyleyerek başladığı kariyeri 50 yıl kadar sürmüş, ülkenin en sevilen kadın sanatçılarından biriymiş 1993’te 70 yaşında öldüğünde. Hakkında okuduklarımdan çıkardığım kadaıyla, öldüğünde memlekette gözyaşı dökmeyen kalmamış sanırım.

Read More…

Tülin Sertöz ile “Tren Penceresinden Bu Diyar” Belgeseli

1991’in Şubat ayında çekimleri başlamış Tren Penceresinden Bu Diyar belgeselinin, bir seneye yakın sürmüş tamamlanması. Yayın yılı 1992. Yönetmen Zehra Tülin Sertöz ile yapılmış ve bu belgesel özelinde bir söyleşi bu. Sertöz pek çok ödülü, önemli işleri olan bir yönetmen. En son Bilimin Kıyısında isimli bir işi var 2016 tarihli. Bundan önceki yıllardaki diğer işlerinden bazıları […]

Read More…

Belgesel: Tren Penceresinden Bu Diyar 1991

Birkaç hafta evvel dedim ya TRT arşivinde kayboldum gittim diye, işte oradan eli kolu dolu olarak geri dönüyorum şimdi. Arşivde “tren” kelimesiyle arama yapınca çok fazla kayıt çıkmıyor, ama kayıtlardan bir kayıt, son üç haftamı aldı. Bir belgesel, adı Tren Penceresinden Bu Diyar. Size de oluyor mu, daha isminden vaad ettiklerine dair heyecana kapılarak seyredemediğiniz […]

Read More…

Suyun Kaybolduğu Yer Mağara

Fotoğafta ip üstünde gördüğünüz kişinin adı Gamze Baydemir. İTÜ mağaracılık kulübünün üyelerinden, 20 yaşında. Gemi inşaat ve gemi makineleri mühendisliğinde okuyor. Bu fotoğrafta yüzünde bir gülüş var Gamze’nin, ipin üstünde ne kadar rahat görünüyor değil mi? Onun o rahatlığının, yüzündeki gülüşün, fotoğrafın peşine düşerek ve sınırlı tecrübeme dayanarak bir “mağaracılığa giriş” yazısı yazmak istedim önce, […]

Read More…

Manikürden Kalan Kadarı

Ben o gün, sıkıntılardan sıkıntı beğeniyordum. Ne halt edeceğimi bilemez halde, aynı yoldan beş kez geçince, yolun üstündeki kuaförün kapısında bir kadın “sana manikür lazım” dedi. Kadını tanımıyorum, ama ısrar ediyor, “iyi olur” diyor, “için açılır.” “Manikürle nasıl içim açılacakmış?” dedim önce, ama sonra söz dinledim. Bu kadının sözünü dinledim. Anlatacakları varmış. “Ne zaman başladınız […]

Read More…

Aksu Bora ile Röportaj: Toz Bezi’nde Kadınlık Sınavları

Toz Bezi son zamanlarda yapılmış en güzel filmlerden. Yönetmen Ahu Öztürk, senelerce üzerinde çalıştığı senaryoyu oya gibi işlemiş. Kendine dert edindiği meselelere şöyle bir değinip geçmenin ötesinde bir işi başarıyor film. Ana karakterler Hatun ve Nesrin’i iki çalışan kadın, iki Kürt kadın, alt sınıftan iki kadın ve en önemlisi ev işçisi olan iki kadın olarak görebilirsiniz. Hatun […]

Read More…

Bir Çizgi Roman: Bırak Üzülsünler

Özge Samancı’nın geçen sene ABD’de yayınlanan kitabı Dare to Dissappoint, Bırak Üzülsünler başlığıyla Türkçe’ye çevrildi ve hatta yarın okuyucuyla buluşuyor. Yayıncı İletişim Yayınları. Samancı ile Türkçe baskıya dair kısa bir söyleşi yaptık sizin için. Bu söyleşiden evvel Dare to Dissappoint‘in geçen sene yayınladığımız tanıtım yazısına da bakmak isteyebilirsiniz. Ne diyorsun Türkçe baskı için? Kitap Hollandaca, Korece, […]

Read More…

Ebru Boyar İle Röportaj II: Yasaklar Üzerinden Kadın Tarihi Yazmak

Tarihçi Ebru Boyar ile bu röportajın iki hafta evvel yayınladığımız ilk kısmında 1702’de işlenmiş bir cinayeti konuşmuştuk. İstanbul Fatih’teki Kasap İlyas mahallesinde bir kadın öldürülüyor, apar topar gömülecekken komşularından bir kadın çıkıp Meryem’in bir cinayete kurban gitmiş olabileceğine dair yetkilileri uyarıyordu. Röportajın bu ikinci kısmına bakmadan, okumadıysanız Bu Kadını Mezara Komasunlar başlıklı ilk bölümüne bakmanızı tavsiye […]

Read More…

Türk Eğitim Sisteminden Alınmış bir İntikam Gibi: Edebiyat-ı Rap

İnsan türünün, en zorlu koşullarda yaratıcılığına ara vermeden coşabildiğini biliyoruz. Savaş meydanlarından yazılmış harikulade mektuplar, toplama kamplarında yazılmış operetler, sürgünde yazılmış olağanüstü şiirler var. Bazen yaratıcılık zaten bu zorlu koşullarda buluyor kaynağını. Edebiyat-ı Rap serisini de böyle, zorluklar içinde pırıldamış bir iş olarak değerlendirebiliriz. Ama savaş, sürgün gibi bir zorluk değil bu, daha kendine has: […]

Read More…

Ediz Dikmelik ile Röportaj: Çocuklar İçin Felsefe “Tartışıyoruz Ama Kavga Etmiyoruz”

Oğuz Atay’ın okur okumaz beni çok çarpan bir cümlesi var, seneler evvel denk gelmiştim: “Çocuklar herşeyi bilirler, onlardan hiçbir şey saklayamazsınız” diyordu. Herhalde Tutunamayanlar romanından olacak. O zamanlar etrafımda çok çocuk yoktu ve bir anda çocuk dediğimiz bu insanların ne kadar da tekinsiz oldukları gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kalmıştım. Şimdi bana öyle geliyor ki herhalde bu […]

Read More…