1915’ten bir Saklambaç Oyunu

George Abel Schreiner, Şubat 1915’te Associated Press‘in savaş muhabiri olarak İstanbul’a gelir. Sirkeci’de “henüz uykusunu açamamış görevliler” tarafından pasaportu kontrol edilir. Arabayla Meşrutiyet Caddesi üzerindeki Amerikan Konsolosluğu’na uğrar, o akşam Circle d’Orient diye de anılan Büyük Kulüp’te poker oynayanları seyreder. Ertesi gün Pera’dan Türk tarafına geçer ve bir caminin avlusunda saklambaç oynayan çocukları seyreder. 1918’de yayınlanan “From Berlin to Bagdad: Behind the Scenes in the Near East” (Berlin’den Bağdat’a, Yakın Doğu’da Perde Arkası) isimli kitabının 15. sayfasında o avluda gördüklerini şöyle anlatıyor:

“Bir caminin avlusunda oyun oynayan kızlı erkekli birkaç çocuk gördüm. Bağrış, çağrışları havayı tutmuştu. Oynadıkları bir çeşit saklambaç oyunu, ancak incecik sütunlar küçük bedenlerini saklayamıyordu. En canlı oyuncular kızlardı. Kızlardan biri, erkek Fatma görünümlü olanı, açık kahverengi saçları, fırıl fırıl gözleri ve yıkanmaya muhtaç yüzüyle oyunun lideri gibi duruyordu. Avlu boyunca aşağı yukarı koşturuyor, elleri kollarıyla hareketler yapıyordu. Kız, bir ara iki yaşlarında ufak bir çocuğa çarpıp, onu yere düşürdü. Ufaklık taş zemine çarpmanın verdiği acıyla çığlığı bastı. Oyun birden sona erdi. Erkek Fatma, ufaklığı ayağa kaldırdı, gözyaşlarını öperek dindirdi, onu tatlı sözlerle sakinleştirdi ve avlunun bir köşesine taşıdı. Bir şeker marifetiyle küçük Türk bütün dertlerini, acılarını unuttu. Oyun devam etti ve kısa süre içinde erkek Fatma’nın kahverengi eteği yine bahçenin her yerindeydi.”

Schreiner’ın yazdıkları, o dönemde yazılmış pek çok seyahatnameden bazı bakımlardan çarpıcı şekilde ayrılıyor. Gördüğü her mekânla ilgili, pek az kişinin yer vermeye layık gördüğü sahnelerı, ayrıntılarıyla anlatmaktan çekinmiyor Schreiner. Tıpkı bu örnekte olduğu gibi. Onun yazdıklarından buraya aktarmak istediğim çok bölüm var.

Yazının fotoğrafını ise şu adreste buldum. Merl LaVoy tarafından Birinci Dünya Savaşı günlerinde çekilmiş. İstanbul sokaklarında çocuklar ve mutlaka onlar da saklambaç oynamıştır.


5Harfliler

Yadigâr

1953 tarihli bir Bezirganbaşı oyunu. Beklenen Şarkı filminden. Çocukların arkasında, onlara bir evi sormak için yaklaşan kadın Cahide Sonku.

Sokakta oynayan çocukların böyle görevleri var, adres tarifi, ev göstermek, insanları işaret etmek… Bir yandan da oyunlar devam ediyor.  Zamanında top oynayan film çocuklarıyla ilgili uzun bir yazı yazmıştım spor dergisi Socrates’e, onu da şuradan okuyabilirsiniz.

Misket

Altından kalkabilecek miyim hiç emin değilim, ama upuzun bir şeyler yazıyorum. Uzunluk bu kadar olunca insan teğelleri nereden atacağını, dikişi nereye vuracağını tam bilemiyor. Bu kararları vermek zor, hem de acı dolu, ama eğlenceli bir yandan, iki dakika rahat vermiyor insana. İyi böyle, güzel.

Çocuk oyunlarıyla ilgili sahneleri topluyorum bir yandan sinemadan: İp atlamalar, bezirganbaşları, seksek sekenleri, uzun atlamacıları… Ve bu misketler çıktı karşıma bu akşam. İki, mavi misket.

Piano Piano Bacaksız filminden bu misketler. Metin olarak elimde yok ama bu sahne mutlaka Evimizin İnsanları kitabında da vardır, yani bir biçimde! Okumadıysanız okuyun mutlaka kitabı. Yazarı Kemal Demirel ile ilgili ayrıca yazacağım bir ara. (sonsuzluğa yollanan yazı niyetleri).