Önsözler Kitabı: Behçet Necatigil ve Pan

Burada daha önce, çevirmenler tarafından yazılmış önsözleri paylaşmıştım. İlki, Mina Urgan’ın Moby Dick için yazdığı önsözden bir alıntıydı. Diğerleri aynı çevirmene, Sabahattin Eyuboğlu’na aitti. Biri Hamlet için, diğeri La Fontaine’den masallar için yazılmış. Kısacık, etkili, birbirinden güçlü metinler bunlar. Necatigil’in Pan için yazdığı bu önsöz de benzer bir etki bırakıyor insanın üstünde. Pan’ın Türkçe baskısı, 1954’te MEB […]

Read More…

La Fontaine ve Sabahattin Eyuboğlu

Sabahattin Eyuboğlu, La Fontaine çevirisine bir önsöz yazmış. Şu paragrafla başlıyor sözüne: “La Fontaine, Fransa’nın küçük bir şehrinde, orta halli bir evde, 1621 senesinde doğmuş; en sevdiği çağdaşları ve dostları Moliere’den bir, Boileau’dan ve Racine’den on beş yıl önce. Biraz kırlarda, biraz okullarda dünyayı tanıdıktan, babasının gönlünü hoş etmek için biraz evlenip boşandıktan sonra Paris’e […]

Read More…

Hamlet’i “Çevirenin Sözü”

Çeviri işi kanımca yeryüzündeki en zor işlerden biri. Çevirmenlere büyük hayranlık duyuyorum. Ben ne zaman kalkışsam, büyük, kalın, aşılmaz bir duvardan geri sekiyorum gibi hissediyorum. İyi çeviri dünyayı güzelleştiriyor, kötü çeviri yaşanmaz kılıyor (evet, ayrım bu denli keskin). Hamlet’i Türkçe’ye kazandıranlardan biri Sabahattin Eyuboğlu. 1940’ların hemen başında olacak sanırım, çevirisine bir “söz” yazmış. Kendi macerasına, […]

Read More…

Melville’in İstanbul Günleri

“1849 da Moby Dick İngiltere’de basılırken Avrupa’ya gitti. Londra’ya ve Paris’e uğradı. Bir ara, kaptan olan kardeşinin gemisinde Pasifik Okyanusu’nda yolculuğa çıktı. 1856’da, kayınpederinin verdiği parayla, Kudüs’e gitti. Bindiği gemi bu arada dört gün İstanbul’da kaldı. İlk iki gün yoğun sisten ötürü, Melville hiçbir şey görmemiş, ancak sahilde köpeklerin havladığını duymuştu. Sis dağılınca İstanbul’un görünüşüne […]

Read More…