Tarlalarda

Bu fotoğraf, Sırrı Erinç ve Necdet Tunçbilek tarafından Türkiye’nin zırai bölgeleri üzerine, 1952’de yazılmış  bir makalede yer alıyordu. Makale boyunca ekili, dikili, çorak, kurak muhtelif arazilerin fotoğrafları var, arada bir de bu. Çekildiği yer belirtilmemiş ama alt yazısında ”Tipik bir harman aleti. Türkiye’de, tarlalarda çocuklar bile çok çalışır” yazıyor. Öyledir, hâlâ çalışırlar. *** Kaynak: “The Agricultural […]

Devamını oku

Örgü Ören Beş Kız, Arnavutluk 1923

Bu fotoğrafı Library of Congress koleksiyonunda buldum. 1923′te Arnavutluk’ta çekilmiş. Frank ve Frances Carpenter Koleksiyonu’nda yer alıyor fotoğraf. Adını “Five girls knitting” koymuşlar: Örgü ören beş kız. Başka da bir bilgi yok hakkında. Ama fotoğrafın kendisi var. Yerel kıyafetleriyle ilgili çok bilgi sahibi değilim, belki aramızdaki Arnavutlar yardım eder, fotoğrafın hangi bölgede çekildiği tahmin edilebilir. […]

Devamını oku

Çocukluk

Öyle güzel bir fotoğraf ki! Ünlü birine ait olduğu için TRT’de bir programda yer almış bu fotoğraf. Soldaki oğlan çocuğunun gözleri, bakışları, ama esas olarak ağzı, dudakları 90 küsür yaşına geldiğinde de hiç değişmemiş olduğu için onu tanıyanlar gülecek eminim. Lütfi Akad o çocuk, yanındaki herhalde kardeşi. Fotoğraf da yırtılmış. Bütün olanları biliyorum, hepsini anlatacağım […]

Devamını oku

Vietnam’ın Kadın Sokak Satıcıları

Bunlar Hollandalı fotoğrafçı Loes Heerink’in Vietnam’ın başkenti Hanoi’de yaşamaya başladıktan sonra fark ettiği bir dizi görüntü. Sokak satıcılarının bu hallerini yakalamak için bir yıla yakın köprüler üzerinde bol bol beklemiş Heerink. Ve sonuçlar epey güzel. Değil mi? Hanoi’de yaklaşık 5000 kadın seyyar satıcı sokaklarda dolanıyormuş hergün, gece saat 2’de, akşam 7’ye kadar. Günlük kazançlarının ortalama […]

Devamını oku

Hrant Dink’in Cenaze Töreni

Bu fotoğraf 23 Ocak 2007 sabahından. Pangaltı’dan Agos gazetesi önüne çıkan sokaklardan birinin sonundaydı bu görüntü. Cenazeye katılanların bütün gün ellerinde taşıyacakları yazılar böyle ortaya, kolay görülecek bir yere bırakılmıştı. Beş ya da onlu desteler halindeydi yazılar. Gelenler bunları açmakla uğraşıyorlardı. Biri vardı o an orada, desteleri açıyor, herkesin almasını kolaylaştırıyordu. Ben de ona katıldım. […]

Devamını oku