Sultan

Türkan Şoray tarafından canlandırılan Sultan, yönetmenliği Kartal Tibet’e, senaryosu Yavuz Turgul’a ait, 1978 yapımı Sultan filminin ana kadın karakteridir.

Eşini nasıl kaybettiği bilinmeyen Sultan, adları Hediye, Hüdai, Fedai ve Recai olan çocuklarıyla bir gecekonduda yaşamaktadır. (Çocuklardan birinin sokaktan bulup eve getirdiği köpeğe de Enayi adını koyarlar.)

Sultan küçükten “erkek gibi” yetişmiş bir kadındır. Kendi anlatışına göre, yaptığı yaramazlıklar ve komşu çocuklarını dövmesi yüzünden annesinden zamanında bol bol dayak yemiştir. Nitekim bütün film boyunca önünden geçen, yan bakan hemen herkese tekme tokat girişmekten, hatta eline silah almaktan geri durmaz. Elinde oklava, odun ya da bizzat maşa sürekli çocuklarını kovalarken görünür. Komşularına genelde taş atar. Sultan bahçesine giren tavuklardan, çeşmede su sırasına “kaynak” yapanlardan, sulu erkeklerden, adaletsizlikten hoşlanmaz. Sultan’a yaşadığı mahalleden çıkan iki talip, Bakkal Bahtiyar (Şener Şen) ve minibüsçü Kemal de (Bulut Aras). film boyunca Sultan’ın hışmına uğramaktan kaçamaz, hatta biri ölümden döner.

Sultan bir gecekonduda yaşamaktadır ve evini de kendisi “tırnaklarıyla, canıyla, kanıyla” yapmıştır. Onu film boyunca gecekondusunda, etrafında çamaşır yıkar, hamur açar, yerleri siler, odun kırar, soba borusu temizler, çeşmeden su taşırken görürüz. Evin ve dört çocuğun geçimini de evlerde hizmetçilik ederek sağlamaktadır.

Sultan’ın hayatı, mahallesinin kurulu olduğu araziden ikinci Boğaz köprüsünün geçeceği söylentisiyle bir anda alt üst olur. Hikâyesinde iç göç, kentsel dönüşüm, rant ve gecekondu meselerinin hepsine değinerek, tek başına yaşayan çocuklu bir kadının yaşam mücadelesini görürüz. Polislere, zabıtaya, yıkım ekiplerine, mahallesinde yaşayan erkeklere, sevdiği adama direnç gösteren; aslında aradığı “tutunacak bir dal” olan tek başına bir kadındır Sultan. Kadın olarak gücü erkek gibi davranmaktan gelen Yeşilçam karakterleri içindeki en çarpıcı örneklerdendir. Yine de, yalnızlığını “azıcık aşım, kaygısız başım” deyip kabullenen Sultan’ın bile sonunda kanıp, inanacağı iki şey vardır: Gelinlik ve yüzük.

Akılda kalan sözleri:

Sulu herifin teki ne olacak? Erkek dediğin ciddi olmalı.

Dayak atmak iyi bir şey değil, tamam! Ama dayanmıyor insan, sonunda basıyor köteği. Ellerim kırılsın (çocuklarından bahsediyor).

Başvekilin oğlu da olsan, sıraya gireceksin (çeşmede su sırası beklerken).

Screen Shot 2018-06-14 at 9.38.32 AM.png

Sultan, evini yıkmaya gelen Frukolara direnirken.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s