Ahmet İhsan, Jules Verne ve Bir Arşiv

Tahminen 1966’da yayınlanmış bir haber bu, metnin orijinal haline göre dizdim:

Hachette’in sergisinde bir gerçek ortaya çıktı
Ahmet İhsan Bey Jules Verne’e borcunu ödemişti.
Ünlü Ahmet İhsan Bey, Jules Verne’nin yine ünlü bir eserini “Denizaltında 20,000 Fersah”ını Türkçe’ye “tercüme” etmişti. Hachette’in yeni yayın sergisinde bu konuyla ilgili bir gerçek, tesadüf sonucu ortaya çıkıyordu.

Mişel Perlman Paris’ten yazıyor.

Sergilenecek öteberiye mahsus, karşımdaki küçücük camekânın içinde, ortasından açılmış, ciltli, kocaman bir eski zaman muhasebe defteri. 173 üncü sayfasnın başında, 19 uncu asrın itinalı el yazısı ile yazılmış Fransızca bir başlık: “20,000 Lieues Sous Le Mers” yani “Denizaltında 20,000 Fersah”. Daha sonra harfler küçülüp inceliyor. 1884 Kasım 14 tarihinin karşısında bir isim “Ahmet İhsan Bey” bir de izahat: “Türk diline mahsus çeviri hakları 12 klişe.” Borç 153,40 Frank. Posta 9,60 Frank. 23 Aralık 1889 tarihinin karşısında ise, gönderilmiş olduğu belirtilen klişelerle birlikte çeviri hakları borcunun 163,80 Frank’ı ve posta masrafının da 7,20 Frank’ı bulduğu kaydedilmekte.

Keseden Ödenen
Yani, Ahmet İhsan Bey, Jules Verne’in 1870’de yazıdğı “Deniz Altında 20,000 Fersah” kitabının Türkçe’ye yayın haklarını satın alabilmek için 16,80 Franklık posta masrafından gayri 217,20 Frank ödemiş kesesinden. Bundan tam 77 yıl evvel, Fransız editörü Hetzel’e. Bugünkü rayiçle takriben 44 dolar. O günkü paranın kıymeti bir yana, üzerinde bugün dahi uzun uzun düşünebilecek bir hareket tarzı.

Ahmet İhsan Bey’in örnek tutumu hakkındaki malûmatı “Hachette” müessesine dahil “Le Livre de Poche” (Cep Kitabı) serisinin Jules Verne’e ait 10 eseri 100,000’i bulan bir tirajla yayınlaması münasebetiyle düzenlediği sergide buldum. Esas konu olarak Jules Verne’nin kişiliği, eserlerinin alınıp ilim alanında dünün, bugünün ve yarının gençlere ve yaşlılara takdim edildiği bir sergi.

Nerede yayınlanmış belli değil bu haber. Tarihi de yok üzerinde, ancak Ahmet İhsan Bey’in ödeme yaptığı 1889’un üzerinden geçtiği söylenen 77 sene, bizi 1966’ya götürüyor. İnsanların çeviri hakları ödemesi yapması sanki beklenmeyen bir nezaketmiş gibi bir ima var değil mi haberde? Örnek bir davranış olarak sunuluyor. Üşenmedim baktım, 1966’daki 44 dolar, 2017’nin 332 dolarına denk geliyormuş.

Ahmet İhsan Bey’i hemen bilmeyebilirsiniz, ancak Servet-i Fünun dergisini duymuş olmalısınız, onun sahibiydi Ahmet İhsan Tokgöz. Yayıncılık hayatındaki yeri büyüktür. Jules Verne’i Türkçe’ye kazandıran kişi olarak da anılıyor. İletişim yayınları tarafından basılmış, bir de anılar kitabı var. Yayıncılık tarihiyle biraz olsun ilgiliyseniz tavsiye ederim kitabı.

Gelelim bu haberi bulduğum kaynağa. Taha Toros Arşivi’nde yer alıyor bu haber. Yaşarken Toros’u çok meşgul eden bir düşünceydi bu. Arşivin nerede muhafaza edileceği belli değildi. Ölümünden sonra İstanbul Şehir Üniversitesi tarafından alınmış arşiv ve sayısal ortama aktarılmış. Sanırım yüz binlerce belge, haber, evrak, mektup, fotoğraf ve daha başka vesika var burada.

Ben Taha Toros’un Etiler’de yaşadığı ve her köşesinde bir dosya iliştirilmiş evine defalarca gittim 2000’lerin başında. Onun gösterdiği fotoğraflara baktım, kopuk kopuk parçalar halinde olaylarla, daha çok insanlarla ilgili  anlattıklarını dinledim, sanırım 90’larını sürüyordu o dönem. Çalıştığım tarih dergisinin görsel malzemesi bu arşivden geliyordu. Fakat bir ev içinde saklanan tüm evrakın gerçek kapsamı hakkında bir fikir sahibi olmak imkânsızdı. Çoktu, çok fazla belge vardı da şimdi üniversitenin oluşturduğu arşivde tarama yapınca daha iyi anlıyorum. Toros’un önemli bulduğu, hayatına girmiş, hakkında bilgi sahibi olmak istediği her bir insanla ilgili oluşturulnuş dosyalar var burada. Hiçbir dosya o kişiyle ilgili bütünlüklü bilgi sağlamıyor ama; kişilerin hayatlarından, bulundukları mekânlardan, yazdıkları mektuplardan kısmi bir izlenim ediniliyor. Tam bir takip, bir çeşit fişleme çabası, üstelik yıllarca devam etmiş. Evrakların yanında eski harflerle alınmış notlar da var. Memleketin sanatı, siyaseti, sporu, edebiyatında… artık aklınıza hangi alan gelirse, etkin olmuş insanlarla ilgili birisi bir yerde sürekli bilgi toplamış. Taha Toros’un kim olduğuna dair daha ayrıntılı bilgi isterseniz kısa bir arama neticesinde ulaşabilirsiniz. Arkasında bıraktığı malzemenin büyüklüğü müthiş, içeriğini değerlendirmek peyderpey olabilecek bir iş. Artık kimin işine ne yarayacaksa, bulup çıkaracak insanlar bu dosyaların içinden. Kataloga buradan erişiliyor.

Ben önce Sabahattin Eyuboğlu’nu aradım bu arşivde, çünkü ona biraz hayranlık duyuyorum hakkında yazılanları hemen görmek istedim. Sonra bazı başka kimselere baktım, Mina Urgan’a dair kabarık bir dosyası olduğunu fark ettim, Ahmet İhsan biraz tesadüfen çıktı karşıma.

Ahmet İhsan, Jules Verne ve Bir Arşiv” için bir yanıt

  1. Geri bildirim: Mina Urgan Tarzı “Bayağılık” – Kırk Ambar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s